Ümit Yaşar Oğuzcan
Karanlığın Gözleri ( Bir Dost Part 2 )
Öhöhöh Öhö ses ver lan ! Evet, uzunca bir süredir blog’a birşeyler eklemedim hele 1.sini taaa 28 Ekimde yayınladığım, ” Bir Dost Şiirleri “ serisinin ilk şiiri ardından yep yeni bir eser ile karşı karşıyayız.. Yani kimisi için yeni, kimisi için …. her neyse..
Ümit Yaşar Oğuzcan denilen üstadın nadide eserlerinden biri olan “ Karanlığın Gözleri “ başlıkdan da göreceğiniz gibi bir dostum tarafından şahsıma iletildi. İlk okumamın ardında tam beş kere daha okuduğum bu uzun ve anlamlı şiir herkesi çok etkiler.. Okuyun, okuyun aq, her boka zaman ayırıyosunuz buna da 5-10 dk ayırın, yorum yapın..
İleride yine bir şiirle gelebilrim bebeğim.. Oku! Oku! Bi değişiklik Yap ve oku LAN !
Bu arada kimdir bu dost diyen cüheylalar varsa eğer hala aranızda, öncelikle o paspalları kınar ve o dostun ” Sena “ ( ver gazı… qq ) dostumun olduğunu açıklamayı bir borç bilirim.. Burdan ona selam yolllamak istiyorum..
Her neyse peçetelerinizi hazırlayın efendim..
Buyrunuz…
Ümit Yaşar Oğuzcan
Karanlığın Gözleri
Şimdi yoksun
Seni istediğim gibi düşünebilirim artık
Tutar ellerini öperim uzun uzun
Kimse ayıplayamaz beni
Yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar
İşte gözlerin , işte dudakların
Senin olan ne varsa karşımda duruyor
Ayaklarını dilediğim yere götürebiliyorum artık
Sevdiğim şarkıları söyletiyorum dudaklarına
Ve hoyrat ellerimle seni
Her gün biraz daha güzelleştiriyorum
Bütün resimler sana benziyor
Hayret
Bütün aynalarda sen varsın
Nereye gitsem peşimden geliyorsun
Şimdi sigarasın dudaklarımda
Biraz sonra beyaz bir kağıt
Ve akşam içtiğim bir kadeh içki olacaksın
Kimse yokluğunda bunca sevilmedi
Kimse yokluğunda ilahlaşmadı bu kadar
Saçların böyle daha güzel
Sen daha güzelsin
Gelecek mutlu günlerin ışığında
Herşey daha güzel
Ne var ki ayrılığın adı kötüye çıkmış
Yoksa bin yıl daha yaşamak isterdim
Ve seni bin yıl daha
Ayrılıklar içinde sevmek isterdim
Ama biliyosun nihayet bende insanım
Umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor
Hiç gelmiceksin sanıyorum
O zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime
Katran gibi bir yalnızlıktır sarıyor içimi
Yalnızlığımdan utanıyorum
Beni sevmesen ölürdüm
Beni sevmesen bir çakıltaşıydım şimdi
Beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
Kördüm bir ot kadar
Ölümden acıydım , ölümden beterdim
Beni sevmesen
Dünyayı bütün insanlara zehir ederdim
Beni bunca saracak ne vardı ?
Kanıma girecek
Gözbebeklerime oturacak
Bir senfoni gibi kulaklarımdan eksilmeyecek
Ne vardı ?
Hiç karşıma çıkmasaydın
Bu kör olası gözler görmeseydi seni
Ne vardı ?
Güzelliğini hiç bilmeseydim
Bir dua gibi bellemeseydim adını
Ne vardı bütün gece
Gözlerimi tavana dikerek
Seni düşünmeseydim
Belki karşımda değilsin yanılıyorum
Bu gözler senin değil
Aldatıyorlar beni
Karanlığın gözleri olmalı bunlar
Bana böylesine keder veren
Gülmeyi , yaşamayı haram eden
Bir karanlığın gözleri olmalı
Öyleyse sen hiçbir yerde yoksun
Sana hiçbir zaman yaklaşamicam
Yalan bu geçici sevinç , bu nur , bu ışık
Bu karanlığın ortasında yanan alev gözler
Bu bir kadeh içki gibi aydınlık
Ne dedimse inanma
Seni değil kendimi aldatıyorum
Sen istediğin kadar
Varlığın ta kendisi ol
Ölümsüzlüğün ta kendisi
Ben günden güne yok olmaktayım
Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
Anlamıyor musun ?
Gökyüzü güneş olsa
Sensiz karanlıktayım ..
Hazar Ali Akgül ‘ CarrioN ‘